Son zamanlarda izlediğim tek bir dizi var.O da "Beni Böyle Sev". TRT1'de ilk tanıtım fragmanları döndüğünden beri merak etmiştim diziyi.Dizi başladıktan sonra ilk zamanlar izleme fırsatım olmadı ama 3. bölümden itibaren izlemeye başladım.İzledikten bağlanıp kaldım diziye :) Eski bölümlerini izledim sonra izlediğim bölümleri tekrar tekrar izlemeye başladım :)
Oyuncuların kalitesi,içtenliği,sevimliliği, dizisinin konusu, müzikleri her biri ayrı ayrı izleme sebebi.Müzikleri demişken dizide her hafta görüntülerden bir klip yapılıyor ve arka fonda eski müzikler kullanılıyor.Bu da çok hoş bir fikir.Bu hafta yeni kaybettiğimiz Müslüm Gürses'in "Bir Anda" adlı parçasına klip yapıldı.
Dizi günümüzdeki vurdulu, kırdılı, entrikalı, acıtasyon, dolu dizilerden uzak, sevimli bir aile dizisi.Umarım bu çizgisini korur ve öteki dizilere benzemez.Çimen Göz ve Ayşem'in maceralarını gülerek ve duygulanarak izleriz :)
Sözün kısası bende pazartesi günleri sendrom diye bir şey kalmadı ben artık her hafta pazartesiyi iple çekiyorum :)
Uzun bir süredir bloguma yazı yazamadım.Kurslara başladım.3 kursa birden gidiyorum.Rusça kursuna başladım.Gerçi üniversitede görmüştüm ama şimdi biraz daha ilerletmek istiyorum kendimi.Yaza kadar artık ne kadar öğrenebilirsem öğrenicem.Bir de bilgisayar sertifikası lazım.O yüzden bir de sertifika almak için bilgisayar kursuna gidiyorum.Bir kursum daha var.Böyle kurslarla geçiyor günüm.Yani bu aralar yoğunum biraz.
Bu hafta bir haftalık tatilim vardı ama etrafta bir grip salgını var.Evde herkes hasta.Evle ilgilendiğim için fırsat bulamadım yazmaya.Bi ben sağlam kaldım : )Yakında ben de düşerim yataklara.
Pazar günü kar yağdı.Tabi karla beraber felaketler de geldi.Daha önce de yazmıştım ben karı sevmem diye.Sevmeme nedenlerimi de söylemiştim.Pazar günü bilgisayar sınavım vardı.Tabi kar yağınca bizim burada yollar kapandı, arabalar çalışmadı, öğlene kadar yollar açılmadı.Sınavıma gidemedim.Kar yine bana felaket getirdi.
Hani demiştim ya hani bu aralar seminerlere gidiyorum diye.Geçenlerde gittiğim "Etkili İletişim" seminerinde beden dilinden bahsedilirken, katılımcılardan biri bir diziden bahsetti.Beden diliyle ilgili bir dizi:"Lie to me"
Seminerden sonra ben de diziyi izlemeye başladım.Hoşuma gitti.Kaliteli ve farklı bir dizi.Beden dilini çözmeye meraklı kişilere tavsiye ederim : )
Bir de son olarak Defne Joy Foster'ın ölümüne çok üzüldüm.Her hafta Yok Böyle Dans'ta onu severek takip ediyorduk.Çok eğlenceli, enerjik, neşe dolu bir insandı.İnsanın hala inanası gelmiyor.Daha pazar günü ekrandaydı.Ölümün kapıyı ne zaman çalacağı belli olmuyor.En çok da Defne'nin oğlu için üzüldüm.Allah ailesine sabır versin diyorum.
Pin It
Daha önceki bir yazımda bu yaz aklımda kalan projeleri yapıp, daha çok konu paylaşacağımı söylemiştim.Ama maalesef dediğim gibi olmadı.Çünkü sıcaklar yüzünden pc başında duramıyorum.Evde bile sürekli yatış halindeyim :) Hele ki şu ramazan günlerinde bütün günüm yatmakla geçiyor :)
Bir şey yapayım diyorum, elime malzemeleri alıyorum.Yok olmuyor, gitmiyor.Acaba diyorum o yoğun günler içinde yoğunluktan kaçmak için mi hayal ediyordum ben bunları.Sevmediğim şeyleri yapmaktan kaçmak için mi şunları bunları yaparım diyerekten malzemeleri alıp biriktirmiştim.Olabilir.
Bir de hani bi sınav vardı ya başımın belası!İşte o sınavın sonucu açıklandı bu hafta ve tam bir yıkım oldu benim için.Alt tarafı bir sınav diyemiyor insan.Bütün umutlarını buna bağlamışken.Etrafındaki herkes de senden çok bununla ilgili hayal kurmuşken...Bir an bütün hayaller yok olup gidiyor.Hayallerin yıkıla yıkıla hayal kurmamayı öğreniyorsun.Hani diyorum ya "Ya umutlar da biterse.." diye.İşte an geliyor tükeniyor bütün umutlar...
İşte birkaç gün böyle geçti büyük bir hayal kırıklığıyla.Ama insan alışıyor ya her şeye buna da alışıyoruz işte.
Evden dışarı pek çıkamıyorum.Ben de sürekli tv izliyorum.Kışın tv izlemek için pek zamanım olmaz ama yazın bunun acısını fazlasıyla çıkarıyorum sanırım :) Ama gel gör ki kanallar yıllar öncesinin dizilerini ezberletmekten başka bir şey yapmıyorlar.Yeni diziler tatilde.İzlenecek düzgün pek bir şey yok.Ama yine de ben saracak bir şey buldum yine :) Doktorlar dizisi.
3 yıl süren bu diziyi hep izlemek isteyip de izleyememiştim.Tek tük aralarda birkaç bölümünü izleyebilmiştim.Hazır eskiler dönüyorken bu dizinin verilmesi de iyi oldu.Yeni dizi izliyormuşum gibi bütün bölümlerini kaçırmadan izliyorum şimdi :) Bir de favori çiftim var: Suat ve Zenan :) Bayılıyorum onların ilişkilerine :) Sürekli onlar çıksın diye bekliyorum tv karşısında :)
İşte bu aralar bu hallerdeyim.Güzel haberlerle güzel yazılarda buluşmak dileğiyle...
Pin It
Önceden çok dizi izlerdim, sonra üniversite zamanında gezmelere dalmışken pek tv izlemedim :) Okul bittikten sonra evde olunca insan yapacak bir şey bulamıyor, dizi izliyor haliyle.Bir de beğendin mi tamamdır, bütün hafta onu beklersin artık.Benim de öyle beklediğim birkaç dizi vardı ama reytinge kurban gittiler...
Sırf reyting uğruna dizileri mahvettiler.Sinir oluyorum tv kanallarına, yapımcılara, senaristlere...Bu böyle gider işte :)
Mesela gençlik dizilerinde kim kiminle ne yapıyor belli değil.Kavak Yelleri dizisini pek sevmezdim mesela ama Güven karakteri diziye geldikten sonra tamam dedim düzelecek, güzel olacak ama yok Deniz denen şahıs mahvetti diziyi.
Sonra Melekler Korusun'u izliyordum uzun zamandır ama onun gidişat da bozuldu.Hatta İpek karakterine saçma sapan bir şey yaptırmaya kalkışarak dizinin bütün amacını saptırdılar.Dizideki tek düzgün şahıs olan Salih Bey de geçen bölümde öldü.Artık bende de izleme şevki kalmadı.
Yaprak Dökümü denen dizinin ne kadar bu kadar çok tuttuğunu da anlamış değilim.Bir dizide hiç mi güzel bir şey olmaz.Dizinin fragmanlarını gördükçe diyorum hala bitmedi mi bu dizi, yine mi devam ediyor.Hani bazı diziler vardır ya fragmanını bile görsen miden bulanır, artık bu dizi de aynen öyle oldu benim için.Bir zamanlar Çocuklar Duymasın ve Cennet Mahallesi de öyleydi.Bir şeyler gereğinden fazla uzatılınca işte insana böyle gına geliyor artık.
Aşk-ı Memnu dizisine de çok tepkiler var ama bence o dizide çok fazla saptırılan bir şey yok.Zaten kitap o şekilde yazılmış.Kocasını aldatan genç bir kadınanlatılıyor.Ayrıca kitabın gerçek amacı soya çekimi anlatmak.Annesine benzeyen ama ona benzemek istemeyen bir kadın.Sadece günümüze uyarlanmış.Bazı kısımlar da daha açıkça veriliyor.
Neyse böyle saçmalayan dizilerden sıkıldım ben de artık aile dizileri izliyorum.Canım Ailem ve Papatyam :) İkisi de sıcak, samimi, güzel diziler.En çok da Canım Ailem favorim oldu.Hatta dizi müziklerini de çok sevdim.Umarım çizgisini bozmadan devam eder ve atv reyting uğruna kaldırdığı diziler listesine bunu da eklemez!
Bu dizinin müziklerini de çok seviyorum.Şarkılarını Yoncalodi söylüyor.Zaten kendisinin bütün şarkılarını çok severim.Özellikle "Sana bir şey olmasın".Sesi de harika bence.Bu şarkıları da çok güzel söylemiş.
Son zamanlarda kitaplardan uyarlanan diziler moda oldu.Aslında güzel de oldu.Zaten beğenilen romanlar bunlar.Mesela Aşk-ı Memnu'yu biz üniversitede dersimizde işlemiştik.Ders olarak işlenen bir konunun dizi halini izlemek güzel.Ama bazılarında biraz fazla abartı var.Uzatmak adına gereksizce aynı olaylar tekrarlanıp duruyor.Bence tadında bırakılmalı.
Atv'de yayınlanmaya başlayan Samanyolu da Kerime Nadir'in aynı isimli romanından uyarlama.Açıkçası romanı okumamıştım.Eğer fırsat bulursam okumayı düşünüyorum.Başrol oyuncuları Özcan Deniz ve Vildan Atasever.
İlk olarak dizi çıkmadan önce tanıtım fragmanları gösterildiğinde pek iyi bir şey beklemiyordum.Özcan Deniz ve Vildan Atasever'in iyi bir ikili olacağını düşünmemiştim.Ama ilk bölümden itibaren dizinin tutkunu oldum diyebilirim.Gerçekten ikisi de iyi oynuyorlar.Dizide birbirine aşık iki insanı canlandırıyorlar ve gerçekten aşıkmışcasına bakışları var.Bu yönden oyunculuklarını beğendim.
Diziyi takip edenler var mı bilmiyorum ama dün akşamki dans sahnesini çok beğendim.Orada söylenen sözler ve müzik...Bayıldım diyebilirim :)
Özellikle müziğe bayıldım."Samanyolu" isimli hepimizin sevdiği o meşhur şarkının yeni bir düzenlemesini yapmışlar.Dans sahnesiyle birlikte müzik daha da çok hoşuma gitti.Şu an internet üzerine pek yaygın değil ama birkaç hafta içinde yayılır diye düşünüyorum, yani arayıp bulma açısından :))
Belki herkese çok güzel gelmeyebilir ama ben öyle kıyıda köşede kalmış müzikleri severim.Öyle her yerde çalan müzikleri şarkıları pek sevmem.Zaten bir müziği ya da şarkıyı beğenirsem sürekli onu dinlerim.Günlerce haftalarca...Daha sonra her yerde çalmaya başlayınca sıkılırım ondan.Uzunca bir süre dinlemem.Yani 2 gündür de bu müziğe takılmış durumdayım :)
Müziği ve dans sahnesini merak edenler için Youtube'dan o kısmın geçtiği bölümü ekliyorum.
(¯`v´¯)
`*.¸.*´
¸.•´¸.•*¨) ¸.•*¨)
(¸.•´ (¸.•´ .•´ ¸¸.•¨¯`•.
Pin It
Bugün Cuma ve benim en mutlu günlerimden biri.Çünkü hafta tatili :) Hem tatil havasına giriyorum hem de sevdiğim diziyi izliyorum benim için çifte mutluluk :) Bütün haftanın yorgunluğunu bir parça da olsa atmaya çalışıyorum işte...
Sevdiğim dizi derken Melekler Korusun'dan bahsediyorum :) Melekler Korusun 1 aylık tatile girdiğinde Hanımın Çiftliği'ni izlemeye başlamıştım; ama dizim başlayınca ona geri dönüş yaptım :) Aslında dizi öyle aman aman bir dizi değil.Benim bir boş vaktime geldiğinde izlemiştim ve o aralar yaşananlar çok güzeldi, ben de kendimi kaptırdım gittim.Üst üste öyle izleyince de alışkanlık oldu haliyle.
Diziyi izleyenler bilirler orada Esin karakteri var ve hamile.Bir kızı olacak.Kızının adı da "Masal" olacak.Bunu duyduğumda ne kadar sevindim anlatamam...Mavi Masal benim yaklaşık 4 yıldır kullandığım bir kullanıcı adı artık kendimle bütünleşmiş gibi hissediyorum :) Her yerde bunu kullanmasam da bazı yerlerde de Masal'ı kullanıyorum.
Hani masalların sonu güzel biter ya, kötü olaylar yaşansa bile, ben de bazen kötü şeyler yaşadığımda mutlaka sonu güzel olacak diye düşünürüm.İşte bu yüzden hayatımı hep bir masal olarak görürüm.Aslında sadece kendim için değil herkes için.Herkesin hayatı bir masaldır bana göre.
İşte bir gün yine diziyi izlerken orada da bunu duyunca ayrı bir mutlu oldum tabi!Önceden hep düşünürdüm çocuğum olunca adı şu olsun bu olsun diye.Bu aralar hayat koşuşturmasına öyle bir dalmışım ki kendimle ilgili pek bir şey düşünemiyorum bile.Zaten henüz evli bile değilim.
Bugün tekrar diziyi izleyince dizide bebeğe "Masalım" diye seslenişleri çok hoşuma gitti.Kulağa gelişini bile sevdim.Ben de istedim ki evlenince bir kızım olsun adı da Masal olsun!Onun hayatında da bazen olumsuzluklar olsa bile sonu hep ama hep güzel olsun!
(¯`v´¯)
`*.¸.*´
¸.•´¸.•*¨) ¸.•*¨)
(¸.•´ (¸.•´ .•´ ¸¸.•¨¯`•.
Pin It
Cuma günleri favorim dizim Melekler Korusun'du.Severek ve beğenerek son 1 yıldır izliyordum.Hatta yazın devam etmesi de ayrı bir güzeldi :) İzlemeyenler için dizide ana konu olarak bir annenin kızı için neler yaptığı anlatılıyor.Ama farklı karakterlerin yaşamlarından da bahsediliyor.
Melekler Korusun bazen bir gençlik dizisiydi bazen de hayatımızdan bir parçaydı.O yüzden çok severek sürekli takip ettiğim tek diziydi.
Dizide genç çiftler var hepsinin de aşk maceraları ayrı ayrı anlatılıyor.İpek&Barış, Özgür&Deniz, Esin&Erkan, Melek&Salih, Mualla&Fevzi.Hepsinin maceraları ayrı güzel.
Hepsi bir araya gelene kadar neler çektiler :) Özellikle de İpek&Barış.Ama bazıları sonunda kavuştu, bazıları da belki kavuşmanın eşiğinde :)
Favori çiftlerim İpek& Barış ve Özgür&Deniz.
Özgür çok tatlı bir kız.Marjinal bir kişilik.Farklı giyimiyle, saç tarzıyla, konuşmalarıyla kendine has ve çok sevdiğim bir karakter.Özellikle repliklerine bayılıyorum.
Dizi müziklerini Cem Özkan yapıyor ve hepsi birbirinden güzel.Favori müziğim "Bilmeni İsterdim".
İşte bu dizi dediğim gibi yaz tatili yapmadığı için 1 aydır yoktu.Gerçi biraz dizide olaylar farklılaştı ve eski tadı yok gibi.Devamlı olumsuzluklar olmaya başladı dizide.Ama yavaş yavaş düzelecek gibi.Çünkü hayatımızda yeterince olumsukluklar, mutsuzluklar var en azından bir parça dizilerle mutlu oluyoruz.
Sözün kısası uzun aradan sonra dizim başladı ve artık cuma günlerini iple çekiyorum :)
Dizide Barış&İpek görüntülerinden oluşmuş güzel bir klip.Özellikle sonu çok güzel.Kavuşma sahnelerinden bir kısım...