-->
Dostluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dostluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2011 Salı

2 Bir Yanımız da Sevdiklerimizle Birlikte mi Gider?

Bayram tatilinde Balıkesir'deydim.Altınoluk'a tatil yapmaya gittik.Cumartesi sabah döndük.Evde oturmaktan sıkılıp bunalmışken tatil iyi geldi :)

Gelir gelmez ayağımızın tozuyla çok yakın bi arkadaşımın kınasına gittik.Birlikte başladık okula biz.El ele ürkek gözlerle okula gidişimizi hatırlıyorum :) Birbirimizden güç almıştık o zamanlarda.En güçlü yanı olmuştuk birbirimizin.Sonra 19 yıllık bir arkadaşlık hikayesi.

Her zaman görüşemesek de fırsatını buldukça bir araya geldik.Görüşmediğimiz günlerin acısını çıkardık.Neler oldu bitti hepsini zaman yettiğinle özetledik.En önemli anlarımızda hep destek olduk.O gece de öyleydi.Onun en önemli anlarından biriydi.Kınası olacak sonraki gün kilometrelerce öteye gidecekti.Artık öyle ha deyince görüşemeyecektik.

Eğlence bitti zaman vedalaşma zamanı.Kimbilir bir daha ne zaman görüşücez.Oturup sohbet edicez.Dolu dolu gözlerle son bir veda sarılması yaptık...

İçim buruk şimdilerde.Bir yanım boş gibi.En sevdikleri gitti mi insanın, bir yanı da onlarla mı gider?...
Pin It

5 Ocak 2011 Çarşamba

8 Eski bir dost gördüm dün...

Dost demek ne kadar doğru orası belli değil.Dostluk adına doğru şeyler yapıldı mı bu ilişkide işte orası hiç belli değil.


Üniversite yıllarında en samimi arkadaşım.4 yılımı birlikte geçirdiğim ev arkadaşım.Şu an aynı şehirde yaşadığım insan.En önemlisi birlikte hayaller kurduğumuz kişi.

Üniversite bitti.Evimizi dağıttık geldik memleketimize.Aynı şehirde yaşamaya devam ettik.Birlikte anılar paylaşmaya da.

Sonra benim kendisine karşı bir kırgınlığım ve kızgınlığım oldu ve bir süre uzak kalmayı tercih ettim.Bu benim karakteristik özelliğimdir, birisine kızdığım zaman onunla kavga etmektense bir süre ondan uzak kalmayı tercih ederim.Eğer iş kavgaya dönerse geri dönülmez bir yol olur.Ki ben zaten böyle şeyleri kendime yakıştırmam.Yani o kadar çok şeyimi paylaştığım insanı öyle kolay kolay çıkaramam hayatımdan.Çıkarmak istemem.Ne zamanki hatalar, sorunlar büyür ve bir dağ olur.İşte o zaman her şey biter.Ama tek bir kalemde değil.

Benim bu uzak duruşumdan sonra bana hiçbir zaman sebebini sormadı.Hiç aramadı.Belki sorsaydı konuşarak çözebilirdik.Ama o süre içerisinde çok şey yaşandı.Bir gün nişanlandığını öğrendim ve sonra bir gün de evlendiğini…Ne kadar üzüldüğümü anlatmaya kelimeler yetmez.

Sonra zaten hiç görüşmedik.Ta ki düne kadar.Meğer haftalardır aynı kurstaymışız ama haberimiz yokmuş.Eşinin benim sınıfıma gelmesi sonucu karşılaştık.

Gülümsedi, yanıma geldi ve sarıldı.Sanki hiçbir şey olmamış gibi.Sanki daha dün görüşmüşüz de bugün buluşuyormuşuz gibi.Sanki aradan yıllar geçmemiş gibi…

Ama arada o kadar çok şey vardı ki.Kızgınlıklar, kırgınlıklar, yeni hayatlar ve bir bebek …

Hamileydi.3 aylıkmış.Teyze oluyormuşum falan diye başladı anlatmaya.Hiçbir şey olmamış gibi.

Üzüldüm, neden böyle oldu diye.Ne kadar büyük bir şey yaşadık ki böyle ayrı düştük diye.

Ben olsam onun yerinde ne yapardım diyorum şimdi.Arardım sanırım.Ne yaşanırsa yaşansın birlikte kurduğumuz hayallerin hatrına arardım diyorum, bütün hayallerin hatrına…

Şimdi düşünüyorum yeniden her şey eskisi gibi olur mu diye.Çok zor sanki. Pin It

14 Ocak 2010 Perşembe

3 Dostluk Bildirimi



Sevgili Cecilia bloglar arası dolaşan dostluk bildiriminde bana da yer vermiş.Kendisine buradan da teşekkür ediyorum.Ben de bu bildirimi bloğumu takip eden herkese gönderiyorum.

Konuyla ilgili bir yazı değil de güzel bir hikaye paylaşmak istiyorum.

"GERÇEK DOSTLUK BÖYLE OLUR




Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.



Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir

ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.



Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister.
Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını

öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte

yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç

düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine

uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl

bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir

kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler

sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi

kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da

geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir .

Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek

isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok

sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha

fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;

Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı.

İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi.

Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını

istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı)

Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu

şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş

istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim.

Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek

üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz. "



Dostlukla ve Sevgiyle kalın.



Hikaye alıntıdır.


KURALLAR:


- Dostluğumuzu ilan etmek için bir yazı yaz ve on arkadaş seç.

((Onların bloglarını ziyaret et ve bilgi ver))

- Her bir kişi on kişi seçmelidir.

- Ödül yok, mühür yok. Sadece sevgimizin samimi bildirimi var.
 
 
(¯`v´¯)
`*.¸.*
¸.•´¸.•*¨) ¸.•*¨)
(¸.•´ (¸.•´ .•´ ¸¸.•¨¯`•. Pin It
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...